11 Nisan 2013 Perşembe

3 Paragraflık 1Kompozisyon, 1 Karelik 1Fotograf ve Çapraz Medyasal Anlatı




Hangisini sonuçlandırmak daha zordur?

Aslında fotoğrafınki daha zordur ama şu sıralar ortada görünen, kompozisyon tamamlamanın, özellikli de anlamlı tamamlamanın insanlar için daha zor olduğu.

Üniversite 1 öğrencilerini alın, bir odaya kapatın, o 1 sayfalık kompozisyonu birkaç saatta yazamazlar. Sınav atmosferinin stresini  oluşturmadan bile, yazamadıklarına bizzat tanığım ve bu tanıklık, internetsel dil yıkımı yaşanmadan önceydi.

Konunun başka bir yönü daha var: Şu anda belki 1 milyar kişi yüzlerce fotoğraf çekmiş durumda ama 1 milyar kişi 10 tane kompozisyon yazmış durumda değil.

İşin diğer bir yönü:

Metinsel kompozisyon da, bir bütünlüktür, bir örüntüdür, fotoğraftaki kompozisyon da, bir anlamsal derlemedir, bütünleştirmedir. (Müziksel kompozisyon da öyledir ama o konumuz dışında kalmakta.)

Metinsel kompozisyon, sözdilini kullanır. Fotoğrafsal kompozisyon görsel dili kullanır.

Yalnızca görsel dili kullanan yağlıboya resim de, grafik de onu kullanır ama farklı biçimlerde ve kompozisyonlarda.

Yani, ‘karşılaştır ve karşıtlaştır’ yapabileceğimiz 2 farklı vektör momenti vardır.

3 paragraflık bir günce-kompozisyon örneği (paragraf sırası, 1., 2.0, (2.1, 2.2,) 3 biçiminde):

02.03.13, 09:40.

OTONOM YARATI ve HENÜZ TANIMLANMAMIŞ ACI

2 gece üstüste, rüyada 2 tanım yapmışım: ‘Otonom yaratı’ ve ‘henüz tanımlanmamış Acı.’

Otonom yaratı 2 anlamlı: Senin öznenden ve nesnenden bağımsız yaratı demek:

Öznenden bağımsız demek, sen istemesen de, engel olmaya çalışsan da, onu yaratıyorsun demek.

Nesnende bağımsız demek, Aristo tanımları gibi, bu tanımında senin metinlerinden ayrı yaşayacak olması demek.

Henüz tanımlanmamış Acı, senin bile tanımlamadığın Acı(’lar) demek.(Günceden bir parça.)

Fotoğrafsal kompozisyon ise, 2001 tarihli 1 otoportre ki onun için de ayrıca böyle ‘giriş, gelişme, sonuç’ akışlı bir kompozisyon yazılabilir. (Sakal; nasıl uzatıldı, keyfi çıkarıldı ve kesildi gibi.)

Tuhaf bir biçimde, aradaki 12 yıla karşın, ikisi üstsüte çakışıyor:

Otoportre otonom bir yaratı (çünkü yerine, zamanına, yakalamak istediğin duygu durumuna, tümüyle sen karar veriyorsun).

Otoportrede henüz tanımlanmamış bir Acı var. Adı hala henüz  konmadı ama bu metnin yazıldığı anda o Acı tanımlanmıştı (sezgide mevcuttu).

Fotoğraftaki Tatar sakallı benin, onlu ve yirmili yaşlarını neredeyse köse olarak geçirmiş bir benin, 35-40 yaş arasındaki aşırı kafein tüketimiyle olması kuvvetle muhtemel bir biçimde, böyle bir karış sakallı olabilmesinin öyküsüdür: Kendindeki bir eksikliğin telafisinin öyküsüdür.

Aynı zamanda, hayranı olduğum Uzakdoğu Asya dövüş filmlerindeki aynı sakallı amcalara benzeme isteğinin bilinçaltı doyumu ve tezahürü de olabilir bu edim.

Aynı zamanda, ‘bu bir imaj değildir’in fiilen ve kendi bünyende bir dilegetirimidir.

Tüm bunlar; mültimedyanın, çapraz medyanın, farklı duyu-dillerin ve farklı sanat-karmaşık dillerinin açılımını gösterebilmek için. Bu 2 farklı sanat dalındaki kompozisyon formatlarını ‘karşılaştır ve karşıtlaştır’ biçiminde irdeleme çabası da, çapraz medya konusuna henüz yapılmamış katkılar yapabilmek için.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder